Küçük Bir Göbek Fıtığım Vardı!
Bu hastaların hikâyesi çoğu zaman aynı cümleyle başlar:
"Küçük bir göbek fıtığım vardı..."
Fıtık küçüktür, bazen hafif bir ağrı veya hassasiyet yapar. Hastaya bunun çok basit bir sorun olduğu söylenir: "Lokal anesteziyle bile yapılır, iki dikiş atalım, hemen geçer." Hasta ameliyat olur. Birkaç yıl sonra aynı bölgede yeniden şişlik ortaya çıkar — ama bu kez fıtık eskisinden daha büyüktür.
Bunu bir kamyon brandasına benzetebiliriz. Brandanın kenarındaki metal halkalar, halatın bağlanacağı sağlam noktalardır — halat asla brandanın kumaşına rastgele delik açılarak geçirilmez, çünkü kumaş böyle bir yükü taşıyamaz ve ilk rüzgârda yırtılır.
Göbek deliği de tam olarak bu metal halka gibidir: çevresindeki dokudan daha sağlam, doğal olarak buna göre tasarlanmış bir yapıdır. Yıllar içinde genişleyip fıtığa dönüşse bile, onarımın gerçek zemini bu doğal "halka" olmalıdır.
Yamasız, yalnızca dikişle yapılan onarım ise brandaya rastgele delik açıp halatı oradan geçirmeye benzer. Karın duvarı, yüksek karın içi basıncı nedeniyle bu şekilde "delik açılarak" dikilmeye uygun değildir — branda gibi, dikiş noktalarından kısa sürede yırtılır.
Doğru prensiplerle onarılmayan küçük bir göbek fıtığı nüks edebilir. Her başarısız ameliyattan sonra karın duvarındaki açıklık biraz daha büyür. Birinci ameliyat başarısız olursa ikinci, ikinci başarısız olursa üçüncü ameliyat gerekebilir. Başlangıçta ceviz kadar olan küçük bir fıtık, yıllar içinde çok büyük ve tedavisi zor bir karın duvarı fıtığına dönüşebilir.
Birinci hata: Fıtığın yalnızca dikişle kapatılması
Küçük göbek fıtıklarında en sık karşılaştığım hatalardan biri, yama kullanılmadan yalnızca birkaç dikişle onarım yapılmasıdır. Fıtık deliğini kapatmak için dokular birbirine doğru çekilir ve gergin şekilde dikilir — ama tıpkı brandaya açılan gereksiz delikler gibi, bu dikiş noktaları karın içi basıncına uzun vadede dayanamaz.
Öksürürken, hapşırırken, ıkınırken veya ağır kaldırırken karın içi basıncı artar. Bu kuvvet zamanla dikişleri zorlar, gerdiği dokuyu keser ve açılan delik başlangıçtakinden daha büyük hale gelir.
Sezaryen sırasında göbek fıtığının dikilmesi
Sık gördüğüm bir senaryo da göbek fıtığının sezaryen ameliyatı sırasında içeriden birkaç dikişle kapatılmasıdır. İlk bakışta pratik görünse de, gebelik sırasında gerilmiş olan karın duvarı doğumdan sonra da değişmeye devam eder; yalnızca dikişle yapılan onarım bu sürece ve karın içi basıncına yeterli direnç gösteremez. Bu tür onarımların kısa veya orta vadede yeniden açılıp daha büyük bir fıtığa dönüştüğünü sıkça görüyoruz.
İkinci hata: Yama kullanılmış ama yanlış katmana yerleştirilmiş
Yama kullanılması tek başına yeterli değildir; yamanın büyüklüğü, şekli ve karın duvarının hangi katmanına yerleştirildiği çok önemlidir.
Göbek fıtığında asıl sorun deride veya cilt altındaki yağ dokusunda değildir. Karın duvarını taşıyan esas yapı adale tabakasıdır — fıtık da bu tabakadaki açıklıktan gelişir.
Bunu bir binaya benzetebiliriz: deri, binanın boyasına; cilt altı yağ dokusu, yalıtım malzemesine; karın adalesi ise binanın gerçek beton/tuğla duvarına benzer. Fıtık, binanın boyasında veya yalıtımında değil; gerçek duvarında oluşan bir açıklıktır.
Klasik açık göbek fıtığı ameliyatında yama çoğu zaman adalenin dış tarafına, cilt altı yağ dokusunun altına yerleştirilir — yani karın duvarını oluşturan asıl yapının dışında kalır. Bu yöntem cerrah açısından daha kolay ve hızlı olabilir, ama ben bu nedenle açık yöntemi tercih etmiyorum — karın içi basıncı yamayı yıllar boyunca dıştan zorlamaya devam eder.
Bu hastamızın hikâyesi de küçük bir fıtıkla başladı
"Yıllardır küçük bir göbek fıtığım vardı ve yıllar içinde çok yavaş büyüyordu. Gören bir hekim bunun ameliyatının çok kolay olduğunu, hatta lokal anestezi ile yapılabileceğini, o küçük deliği sadece iki küçük dikiş ile kapatacağını söyledi. Lokal anestezi, aynı gün taburculuk ve fiyat bana çok cazip geldi. Ameliyat oldum ve çok pişmanım. Hemen açıldı, kocaman bir karın fıtığım oldu. Sonra yamalı açık ameliyat oldum, o da tutmadı, yeniden fıtığım çıktı. Ne yapmalı bilemiyorum."
Bu hikâyeyi neredeyse her ay farklı bir hastadan dinliyorum. Aşağıdaki görsel, tam olarak bu şekilde başlayıp yıllar içinde büyümüş bir göbek fıtığına ait.
Göbek fıtıkları normal şartlarda kısa sürede dev boyutlara ulaşmaz. Ancak yıllar içinde büyüyebilir ve ceviz ya da mandalina büyüklüğüne gelebilir. Fıtık onarım prensiplerine uygun olmayan ameliyatlar sonrasında fıtık tekrar edebilir; ikinci ve üçüncü onarımlar da başarısız olursa başlangıçtaki küçük fıtık çok büyük bir karın duvarı fıtığına dönüşebilir.
Bu örnekteki hastamız daha önce birkaç kez ameliyat olmuştu; her ameliyattan sonra fıtığı tekrar etmiş ve giderek büyümüştü. Ben hastanın dördüncü ameliyatını yaptım. Fizik gücüyle çalışan esnaf hastamız ameliyattan kısa süre sonra işine geri döndü; ilk aylarda kendisini korumasını önerdik, hedefimiz altıncı aydan sonra eski fiziksel aktivitesine güvenle dönebilmesiydi.
Bu videoda, yukarıda hikâyesini paylaştığım hastamızın ameliyatını — kapalı yöntemle nasıl onardığımı ve doğru yama yerleşiminin neden önemli olduğunu — anlatıyorum.
Küçük bir fıtık, doğru yöntemle tedavi edildiğinde ameliyat genellikle daha kolay ve daha kontrollüdür. Ancak "iki dikiş atalım, geçer" yaklaşımıyla yapılan yetersiz onarımlar, fıtığın daha büyük şekilde geri dönmesine neden olabilir.
İlk ameliyat, çoğu zaman en kolay ve en başarılı olabilecek ameliyattır. Doğru teknikle yapılan ilk ameliyat, hastayı ikinci, üçüncü ve hatta dördüncü ameliyattan koruyabilir.
? Göbek fıtıkları neden nüks eder?
? Kapalı Göbek Fıtığı Ameliyatı
