• 0212 296 3396
  • 0541 411 90 00
  • Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Hem Fazla Kilom Var; Hem Fıtığım Var...

  • Fazla kilolarım var, fıtık ameliyatımı yapmak istemiyorlar...
  • Önce kilo ver sonra ameliyat edebiliriz dediler...
  • Fazla kilolarımı veremediğim için fıtık ameliyatı olamıyorum...
  • Aşırı şişman olunca fıtık derdinden kurtulma şansım yok mudur?

Yukardaki cümleleri hastalardan sıkça duyuyoruz. Özellikle göbek ve kesi yeri fıtıkları kilolu hastalarda daha sık görülür. Kilo fazlalığı her türlü cerrahi işlemi zorlaştırır. Ayrıca kilolu hastalarda karın duvarı fıtıkları daha kolay nüks eder. Ancak yama ile gerdirmesiz onarım yapıldığında, doğru yama kullanılması, doğru plana yerleştirilmesi ve uygun malzeme ile tespit edilmesi halinde obezlerde dahi nüks etme riski teorik olarak yoktur.

Fiziksel Aktivite Normal kişilerde
ortalama mm HG
Obez kişilerde
ortalama mmHg
Merdive çıkmak 69 88,3
Öksürmek 81,4 155,8
Ayakta öksürmek 107,6 185
Zıplamak 171 212

Yukarıdaki tabloda günlük aktiviteler sırasında karın içi basınç değişiklikleri gösterilmiştir. Karın içi basıncı en çok arttıran zıplama sırasında bile obez kişilerde basınç ancak 250 mmHg’ya kadar çıkmaktadır. Günümüzde kullanılan yamaların dayanabildiği basınçlar bundan çok daha fazladır.

Başka bir çalışmada, yine günlük aktiviteler sırasında karın içi basınç ölçümleri ile, kullanılan yamaların dayanabildiği basınçlar gösterilmiştir. En ince ve zayıf yamalar dahi karın içinde oluşablecek maksimum basıncın çok daha üstündeki değerlere dayanabilir.

Grafik 1 Karın içi basınçları ve yamaların dayanabildiği basınçlar mmHg olarak

Grafik 1 Karın içi basınçları ve yamaların dayanabildiği basınçlar mmHg olarak

Eğer hastaya doğru yama ve doğru teknik uygulanırsa, hastanın kilosu önemli değildir: aşırı kilolu hastaların dahi karın duvarı fıtıkları güvenle onarılabilir. Çünkü kullanılan yamaların dayanma gücü, karın içerisinde oluşabilecek basınçtan en az 3-4 kat fazladır.

Eğer yama ile gerdirmesiz onarım yapmak yerine fıtık bölgesi dikişle kapatılırsa, kullanılanacak yama seçiminde hata yapılırsa, yama adale arkasına değil, yanlış plana konursa ve konduğu yere doğru malzeme ile tespit edilmezse bu durumda yapılan iş yeterince güçlü olmayacağı için hastanın özel durumları önem kazanır. Bu özel durumlardan birisi ve en önemlisi de hastanın fazla kiloları olabilir. O nedenle eskiden hastalara kilo verip öyle ameliyat olması önerilirdi.

Kilo fazlalığının getirdiği risk, onarım yerine fazla yük binmesidir. Eğer hastaya dikişle onarım yapıldıysa, karın içi basıncın artması halinde, yapılan onarımın yırtılma tehlikesi vardır. Yamanın adalenin üstüne dikilmesi ONLAY tespit edilmesi durumunda da, artan karın içi basınç onu kapak gibi yerinden söküp atabilir. Dolayısıyla ameliyat tekniği hastanın kilosundan daha önemlidir.

İlk baştaki sorunun cevabına gelirsek, elbet kilonun azalması, ameliyatı teknik olarak kolaylaştırır. Ancak bazı hastanelerde hastalara sıkça söylenen, “önce kilo ver sonra gel ameliyatını ol sözü” her zaman pratikte karşılığını bulamayabilir. Zaman zaman da cerrahın zor bir vakadan kaçınma yolu da olabilir.

Sonuç olarak, yama ile yapılan gerdirmesiz onarımlarda her kilodan hastaya başarıyla fıtık ameliyatı yapmak mümkündür. Bunun için kullanılabilecek değişik yamaları tanımak ve hastaya en uygun yamayı seçmek gerekir. Seçilen yamanın doğru alana ve doğru malzeme ile tespiti de çok önemlidir.